27 Aralık akşamı İstanbul'dan Sakarya'ya dönüyorum. Bitterimle Skype'tan görüntülü konuşuyoruz. Otobüs yarı yarıya dolu, arka taraflara geçtim ki rahat rahat konuşabileyim. Otobüs de karanlık olduğu için gittim arkada bi yere oturdum. Nerden bileyim arkadaki son yolcu olan yaşlı teyzenin önündeki koltuğa oturduğumu! :)
Biz bi yarım saat kadar konuştuk. Sakarya'ya varmak üzereydim. Skype'ı kapatacağımı hissetmiş olsa gerek, teyze o ölümcül dokunuşu omzuma yaptı ve soruları yağdırmaya başladı:
- Pardon yavrıım sevgilin oluyo sanırım?
+ Evet teyzecim.
- Hiiii kaşlara bak, gözlere bak, hepsi ayrı bi güzel.
+ Öyledir teyzecim teşekkür ederim.
- Belgin Doruk'a benziyo bu kız biliyon mu Belgin Doruk'u sen?
+ Evet teyze duydum.
- Boyluu posluuu esmer güzeli !
+ Öyledir benim sevgilim teyze. (Ne diye bu ara gazı verdiysem :D )
- Evlenicez mi siz şindi? (Parmağımdakini gördü sanırım)
+ Yok ona daha çok var.
- Anladııım. Sakın duygularıyla oynama çocuum tamam mı? Girme günahına sakın.
+ ............
- Allah tamamına erdirsin yavrııııım.
+ Amin teyze de ortada daha bişey yok henüz.
- Olsun yavrım siz ciddi gibi gözüküyonuz.
+ Saol teyzecim.
- Anaaam şu yüzün güzelliğine bak!
+ Maşallah de teyze nazar değdiricen :)
- Maşşallahh maşşallahh Serpil Çakmaklı gibi kız.
+ E az önce Belgin Doruk dedin?
- Karanlıkta gözüm seçmedi o yüzden o an şey edemedim.
+ Anladım. Teşekkür ederim teyzecim.
- Hep de gülüyo yüzü, ne kadar güleç yüzlü bi kız.
+ Ona bayılıyorum ben de zaten.
Teyze nereli olduğunu da sorduktan sonra yavaş yavaş mevzuya girmeye başlar. Önce mahallede Adanalı gelinlerden bahseder, sonra da oğullarına kısmet aradığını söyler. İşte o an Skype'ı kapatmak gerektiğini anladım. Kuzum da neler olduğundan habersiz gülümsemeye devam etmektedir :) Ona durumu anlatıp hemen kapattım programı ve teyzenin kıskacından zor kurtuldum. Siz siz olun sevgililerinizi asla tanımadığınız teyzelere göstermeyin. Sağları solları belli olmuyo çünkü. O benim teyze, ilk ben gördüm hiç boşuna uğraşma! :P :D