24 Nisan 2010 Cumartesi

Kitap Okumanın “Püf” Noktaları

Zartın 10 sırrı, zurtun 1552 yolu vs. varken, kitap okumanın “püf” noktaları olmaz mı?

Eski bir kitap kurduyum. Ortaokul yıllarında başladı kitap okuma sevdam. Dünyam olurdu okuduğum kitaplar. Bitince kurtulamazdım etkisinden. Farklı dönemlerde, karakterlerde yaşamanın fırsatı idi okuduklarım. Bazen bir cümle görürdüm. Defalarca okurdum. Anlamadığımdan değil, benim içimdeki duyguyu bir başkası nasıl da böyle güzel yazabilmiş diye. Bazı kelimelerin dizilişini kıskanırdım. Ya, bunu ben yazmalıydım diye… Bir yazara kaptırırdım kendimi. Onun bütün kitaplarını okumadan içim rahat etmezdi. Çözerdim dil kalıplarını adeta. İçimden onun yazım tarzında konuşurdum. Kapağı açılmamış her kitap heyecan verirdi. Bitenlerse zenginlik. Öyle her kitabı alamazdık. Param yetmezdi. Bugünkü kafeli kitapçılar da yoktu. Düzenini ezbere bildiğimiz birkaç yer vardı. Kredi kartı falan nerede… En fazla söz verirdin sonraki aylar ödeyeceğim diye. Onlar da sana bir kart çıkarırlardı. Belki böylece birkaç kitabı alabilirdin aynı anda… İlk kitabını çıkaran Türk yazarlar bulmaya çalışırdım. Kendimce destek olurdum onlara… Kitabın arka kapağındaki yazılardı beni en çok etkileyen. Ama ünlü kişilerin “okudum, şahane idi.” yazıları değil. Yazarın kendi kelimeleri büyülerdi… Alınacak kitaba karar verilirdi…

Derken…

Daha çok kitap alabilir oldum. Hep istediğim gibi… Hem roman, hem tarih kitabı alabiliyordum. Birikmeye başladı kütüphanemdeki okuma listelerim. E okul, koşturmaca, sonra iş derken göz atabilir oldum yazılanlara… 30 sayfa ondan, 20 sayfa bundan, yanı kıvrık, içi burkuk, koy kenara… E vakit yoklar falan… Moda bahanelerden geri kalmaz oldum. Çıkan kitapların kapaklarını ve konusunu bildim, içindekileri sindiremedim. Hep yeni kitaplar almaya devam ederek. Bir şey satın alınacaksa öncelik kitaplardaydı, tamam, güzel… Ama rejim yapan kişinin her şeyi yiyip, ama diyet yemeklerimi yemeyi ihmal etmedim demesi gibiydi… Çantamda hep aralarda okumak için tuttuğum kitaplar nedense o dönem daha ağır geldi çantama. Eskiden bulabildiğim vakitler de kısaldı mı ne… Ve sonra bir ara… Okuyamaz oldum. Tek satırı bile sindiremez…

Sonra….

Dedim bu olmaz. Öyle çok büyük anlamlar yüklediğimden falan değil. İnsanın sevdiği ne olursa olsun “bedel” ödemesi lazım. Dur, ne yap yap, barış yeniden dedim kendime. Eski yaptıklarıma döndüm aslında… Akademisini, teorisini falan bilmem de, kendimde işe yarayanları paylaşabilirim. Belki aynı uzaklaşmayı yaşayanlar vardır. Kavuşmaya vesile olur…

İşte en püfünden yöntemler:

1) Yatağınızın başucundaki bütün kitapları kaldırın.

2) Kütüphanenizdeki kitapları gözden geçirin.

3) Okuduklarınızı bir yere, okumadıklarınızı bir yere koyun, ayırın.

4) İster kütüphanenizden, ister kitapçıdan 1 tane, ama sadece 1 tane kitap seçin, alın.

5) Seçtiğiniz kitap en “ideal” kitap olmak zorunda değil. En “sevebileceğiniz” kitap olsun yeter. En sevdiğiniz alandan, en sevdiğiniz yazardan seçin.

6) Kendinize bir söz verin. Her gün en az 10 sayfa okuyacağım diye. 100 sayfa okumayı hedeflemeyin. Haftada 3 kitap bitireceğim de demeyin. Sadece 10 sayfa. Ama bu söz öyle bir söz olsun ki, ne olursa olsun o 10 sayfayı okuyun. Süreklilik miktardan önemlidir. Sonunda göreceksiniz ki az az başlamışsınız. Pek çok kitap okumuşsunuz.

7) Kendinize kitap okuyabilecek fırsatlar yaratın.

Fırsatlar neler olabilir: Bunlardan sadece birini bile seçseniz yeter.

- Kitabınız hep yanınızda olsun.

- Toplu taşımda okuyabilirsiniz. Otobüs, uçak, dolmuş.

- Beklerken okuyabilirsiniz. Dişçi, görüşme, seyahat… Bekleyip de sıkıldığımız pek çok yer var. ( Dizilerin reklam aralarında okusanız bile kaç kitap biter!)

- Akşam çocuğunuzla okuma saati yapın. O henüz okumayı bilmiyor bile olsa, oturun, o resimli kitaplara baksın, siz 10 sayfanızı okuyun. En fazla 15 dakikanızı alır.

- Yatmadan önce okuyun. Uykuya geçişinizi de çok kolaylaştırır.

- Öğle arasında okuyun.

8) Elinizdeki kitabı bitirmeden asla bir başka kitaba geçmeyin. Kitap sizi sarmamış bile olsa yeniden kitap bitirme alışkanlığınızı kazanmanız lazım. Günde sadece 10 sayfa.

9) Okuduğunuz kitap bitmeden yeni bir kitap almayın. Çok sevebileceğiniz bir kitap olsa bile.

10)Kitaplarınızın özetini çıkarmaya çalışmayın. Beğendiğiniz bölümler varsa kurşun kalemle parantez içine alın. Kitabın ilk sayfasına sayfa numarasını yazın. Sonra baktığınızda göz atabilirsiniz.

11) Kendinizce farklı yöntemler keşfedin ve kararlı olun.

Çokluk içinde yaşanan yokluklar dönemindeyiz. Büyük hedefler peşinden koşarken atılabilecek küçük adımları yitirmekteyiz… Olay yaşamımızı da, kitaplarımızı da sadeleştirmekten geçiyor sanki…

Keyifli okumalar…

Selin Alemdar
Gelenek Yöneticisi
Eğitmen

1 yorum:

  1. İlk paragraflar resmen beni anlatıyor tek farkı 2-3 kitap birden okumadım hiç;biri bitti diğerine başladım ama sonra öss'ydi internetti derken,her zaman kitap okuma alışkanlığım gitti öyle az az da değil baya yumulurdum bitirene kadar ama nedense şuan öyle bir hevesim kalmadı.Bir tane okuyorum aha başlıyıcam gene diyorum sonra araya derslerdi televizyondu internetti girip bu isteği unutturuyor.Verilen tavsiyelerden sadece birinin işe yarıyıcağını düşünüyorum "6.madde" süreklilik kazanmak için çok iyi bir yöntem.Son olarak dün bitirdiğim Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar kitabını tavsiye ediyorum,gaza gelmek için birebir kitap.Hadi bundan sonra okunmadık kitap uğrunda harcanmadık tek bir lira kalmayana kadar alıcam demek için güzel bir seçim olabilir.He şimdi bende uyandırdımı bu isteği evet ama en fazla 1-2 gün içinde yeni bir kitaba başlamassam kim bilir elime bir sonraki kitabı ne zaman alıcam.(Lan serkan acayip yazma isteği giriyo içime sen yeni bir başlık açınca vallahi kurtlarımı döküyorum.)

    YanıtlaSil

ooo kimleri görüyorum :)